Uyuşmazlığın hukuki dayanakları 4857 Sayılı kunun 120. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1475 Sayılı Kanunun 14. maddesi ile 4857 Sayılı Kanunun 24/I-a maddesidir. Sözü edilen yasal düzenlemeler uyarınca, iş sözleşmesnin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı ve yaşayışı için tehlikeli olması durumunda işçinin haklı nedenle iş akdini derhal feshetme hakkı doğacaktır. Bunun sonucu olarak da kıdem tazminatı istenebilecektir.
Somut olayda, dosyadaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacınn amiri durumundaki ustabaşısı ile tartıştığı ve bunun sonucunda hastaneye gidip (depresyon-anksiyete) teşhisi ile rapor aldığı tartışmasızdır. Davacı ertesi gün işe geldiğinde raporu bırakıp ayrılmıştır. Davalı ise, davacının bu somut durumu karşısında 21.12.2005 tarihli ihtarnamesi ile davacının davranışını terk, başka bir anlatımla fesih kabul etmiştir. Davacının yukarıda sözü edilen hastalığı, işyerindeki olumsuz davranışlar nedeni ile İş Kanununun yukarıda sözü edilen 24/I-a’da belirtilen hükmü uyarınca işçinin sağlığı ve yaşayışı için tehlikeli bir durum arz ettiği açıktır. Bu durumda davacı işçinin iş akdinin kendisi tarafından haklı olarak feshedildiğinin kabulü ile kıdem tazminatı isteğinin kabulü gerekirken yazılı şekilde reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”