Telefon görüşmesini kaydeden kişinin, bu GÖRÜŞMENİN TARAFI OLMASI HÂLİNDE haberleşmenin gizliliğini
ihlal suçu oluşmaz.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 2014/22867 E. , 2015/2626 K. sayılı “Sanığın, katılanlarla yaptığı telefon görüşmelerini kaydetme eyleminde, sanığın konuşmaların tarafı olması nedeniyle TCK’nın 133/1-3. maddesindeki kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması ve aynı Kanunun 132/1-2. cümlesindeki haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurlarının somut olayda gerçekleşmediği, ancak eylemin TCK’nın 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilebilir ise de; Konuşma içeriklerinin taraflar arasında görülen hukuk davasına ilişkin olduğu dikkate alındığında, konuşma içeriklerinin, özel hayat kapsamında değerlendirilebilecek, katılanların başkalarının duymasını ve bilmesini istemeyeceği özel yaşam alanına dair kayıt niteliğinde olmadığı, bu itibarla katılanların özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğinden de söz edilemeyeceği anlaşılmakla, sanığın beraatine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.” kararına göre, bir kişinin katıldığı telefon görüşmesini kaydetmesi, aşağıdaki durumlarda suç teşkil etmeyecektir:
Görüşme içeriği özel hayatla ilgili değilse: TCK’nın 134. maddesi, özel hayatın gizliliğini ihlal etmeyi yasaklamaktadır. Görüşme içeriği özel hayatla ilgili değilse, bu yasal düzenleme de ihlal edilmiş sayılmaz.
Kişi, görüşmenin taraflarından biriyse: TCK’nın 133/1-3. maddesi, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınmasını yasaklamaktadır. Ancak, görüşmenin taraflarından biri kaydı yapıyorsa, bu yasal düzenleme ihlal edilmiş sayılmaz.