Duruşmaya eşlerden birinin geldiği fakat diğerinin gelmediği durumda eğer duruşmaya gelen eş, hala boşanmak istiyorsa mahkeme hakimi, anlaşmalı boşanma davasını çekişmeli boşanma davasına çevirecektir.
Ergin olan kişi, babasına karşı Yardım Nafakası davası açabilmektedir.
HMK 127 uyarınca cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin size tebliğinden itibaren iki haftadır .
Dava dilekçesinin içerisinde eşinizden maddi manevi tazminat talep edebilirsiniz.
Türk hukuk sisteminde tarafların kendilerini vekil yani avukat ile temsil ettirme zorunluluğu yoktur. Her birey  mahkemeler nezdinde kendini bizzat temsil etme hakkına sahiptir.  Fakat her alanda olduğu gibi hukuki konular da uzmanlık gerektirir.  Yeterli bilgi birikimine sahip olmadan hareket etmek, telafisi güç hak kayıplarına sebep olabilir. Birey olarak hukuki anlamda hak kayıplarına uğramamanız için bir avukattan hukuki destek almak gereklidir.  Gerekli bilgi ve tecrübeye sahip avukatlardan hukuki destek alınarak, olası hak kayıplarının önüne geçilecektir. Bunun yanı sıra bazı hallerde kişi kendini vekille temsil ettirmek zorundadır.  CMK md. 150/2 ‘de zorunlu müdafilikle ilgili hususlar düzenlenmiştir. Buna göre;  “Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.” Madde hükmünden açıkça anlaşılacağı üzere zorunlu müdafilik durumunda kişi kendini vekil ile temsil ettirmek istemese dahi kendisine zorunlu bir müdafi atanır. Zorunlu müdafilik halleri dışında her birey kendini mahkemeler nezdinde bizzat temsil edebilir.
Kiralanan taşınmazın tahliyesi için, bir kira dönemi içerisinde kirasını ödemeyen kiracıya karşı noter kanalı ile iki haklı ihtarda bulunulur ve akabinde Sulh Hukuk Mahkemesinde tahliye davası açılır. Kiralanan taşınmazın icra yolu ile tahliyesi durumunda ise kiralayan, kiracının taşınmazdan tahliye edilmesini istemek zorunda olmayıp yalnızca ödenmeyen kira alacakları için ilamsız icra takibi başlatabilir.
Boşanma davasında delillerin hukuka uygun elde edilmiş olmaları gerekir. Hukuka uygun deliller olduğu sürece aşağıdaki sıraladığımız deliller ile zina ispatlanabilir.
Boşanan kadın, aynı eşi ile evlenmeyecekse, boşanmanın kesinleşmesinden sonra 300 günlük bekleme (iddet süresi )vardır. Fakat bu süre, dava açılmasıyla kalkabilmektedir.
Kirasını ödemeyen kiracı, 3 farklı hukuki yol ile tahliye edilir. Bunlar;
  • Kira ödemeyen kiracıya, kirayı ödememeden dolayı 2 defa yazılı ihtar çekildikten sonra kiracıya tahliye davası açılabilecektir.
  • Kiracı eğer kirayı ödemezse " ödenmeyen kira bedelinin 30 gün içerisinde ödenmesi, ödenmediği durumda sözleşmenin feshedileceği" şeklinde bir yazılı ihtarname gönderilmektedir. Kiracının 30 gün içerisinde ödeme yapmaması durumunda ise kiracıya tahliye davası açılmaktadır.
  • Kirasını ödemeyen kiracıya, kiranın ödenmesi için icra takibi başlatılır.
Nafaka yükümlüsü tarafından ödenmeyen nafaka alacaklarının ödenmesi için icra takibine başvurulabilir. İİK  346 uyarınca nafaka yükümlüsü yani eşinizi icra mahkemesine şikâyet etmelidir.
Çekişmeli boşanma davaları, davanın açıldığı gün itibariyle, mahkemenin iş yoğunluğuna göre bir buçuk – iki yıl sürer. İstinaf ve Yargıtay Kanun yollarına başvuru durumunda ise bu süre dört yıla kadar çıkabilir. Anlaşmalı boşanma davalarında ise ilk duruşmada tarafların boşanmalarına karar verilir. İstinaftan feragat verildikten sonra kararın kesinleşmesiyle süreç tamamlanır. Bu süre ortalama bir aydır.
Nafaka borcunu ödemeyen eşe karşı nafaka tahsili için icra takibi başlatılır. Şayet nafaka borçlusu, nafakayı ödemez ise yetkili İcra Ceza Mahkemeleri’ne, nafakanın ödenmediği her üç ay için nafaka hükümlerine uymamak gerekçesiyle şikayette bulunulur. İcra Ceza şikayeti üzerine ilgili aylara ilişkin nafakayı ödemeyen borçlu üç aylık tayzik hapsi ile cezalandırılır. Nafaka borçlusu şayet yargılama süresince nafaka borcunu öder ise nafaka borçlusu hakkında beraat kararı verilir.
Mirasın reddi, miras bırakanın yani mürisin ölümü üzerine mirasçıların miras bırakanın her türlü alacak ve borçları ile birlikte bütün olarak oluşan mirasın yani terekenin yükümlülüklerini ve haklarını reddetmesidir.  Miras, murisin ölümü ile mirasçılara kanunen ve derhal geçer. Ancak tereke borca batık ise miras hükmen reddedilmiş sayılır. Hükmen mirasın reddi durumunda mirasçıların ret iradelerini ortaya koymalarına gerek yoktur.  Mirasın gerçek reddinde ise  ret beyanının yazılı veya sözlü olması şartı aranmaz. Mirasın gerçek reddinde, mirasın reddi iradesinin mirasçılar tarafından ortaya konması yeterlidir. Reddi miras süresi, mürisin ölümü ve mirasçıları mirasçı olduklarını öğrenmeleriyle başlar ve 3 ay sonra sona erer. Bu süre hak düşürücü süredir. TMK md. 609 gereğince mirasçıların mirası reddettikleri yönündeki kayıtsız ve şartsız beyanlarını murisin  son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesine bildirmeleri ile miras reddedilebilir.
İşçi çalışmış olduğu iş yerinde bir yıllık çalışmasını doldurduğunda kıdem tazminatı almaya hak kazanır. Kıdem tazminatının zamanaşımı süresi, iş akdinin feshinden itibaren geriye dönük olarak 5 yıldır. Bununla birlikte işçi, iş akdini haklı nedenle fesih etmiş ise kıdem tazminatı almaya her türlü hak kazanacaktır. Ancak işverenin iş akdini işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymadığı gerekçesiyle fesih etmesi durumunda işçi kıdem tazminatı almaya hak kazanamayacaktır.
Sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı (HAGB) verilebilmesi için daha önceden kasıtlı bir suçtan ceza almamış olması gerekir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanığa hükmedilen cezanın belli koşullar sağlaması durumunda ertelenmesi şeklinde tanımlanabilir. CMK 231. md. gereğince belirtilen şartların sağlanması durumunda,  sanık denetim süresi içinde yükümlülüklerine uygun davranırsa  ceza ertelenecek ve hüküm doğurmayacaktır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için sanığın işlediği suçun cezasının hapis cezası  olması veyahut adli para cezası olması gerekir. bununla birlikte  her koşulda bu cezalar iki yıl veya daha az süreli olmalıdır.
Çocuğun velayeti konusu kamu düzenindedir. Aile Mahkemesi Hakimi, çocuğun velayetinin kime verileceğine karar verirken birden fazla hususu birlikte değerlendirilir. Çocuğun yaşı, anne ve babanın psikolojik durumu, anne ve babanın ekonomik durumları önem arz eder. Bununla birlikte uzman pedagog tarafından müşterek çocuk ve taraflar ile yapılan görüşme neticesinde uzman pedagog müşterek çocuğun velayetinin kime verileceği konusunda görüş bildirir. Aile Mahkemesi Hakimi, tüm bu hususları göz önüne alarak çocuğun üstün yararını gözeterek müşterek çocuğun velayetinin kime verileceğine karar verir.
Sigortalı olan işçiye, yasada belirlenen koşulları sağlıyorsa işsizlik ödeneği adı altında işsiz kaldıkları dönem için belirli süre ve miktarda ödeme yapılır. Buna işsizlik ödeneği denilir. İş akdinin feshinden itibaren 30 günlük süre içinde İŞKUR’a giderek başvuruda bulunabilir. İşsizlik ödeneği başvuru e-devlet üzerinden yapılabileceği gibi www.iskur.gov.tr adresinden de yapılabilir.
Taraf bizzat veya vekili aracılığıyla Tüketici Hakem Heyetine giderek, posta aracılığıyla veyahut  e-Devlet üzerinden Tüketici Bilgi Sistemi (TÜBİS) (https://tuketicisikayeti.ticaret.gov.tr) aracılığı ile başvuru yapılabilir. Tüketici hakem heyetlerine sözlü başvuru yapılamamakla birlikte başvurular yazılı olarak yapılmaktadır.
En doğru zaman sorun ortaya çıkar çıkmaz başvurmaktır. Aile, ceza, icra, miras, iş ve kira uyuşmazlıklarında süreci yanlış başlatmak; geri döndürülemeyen hak kayıplarına, yüksek maddi zararlara veya cezai sonuçlara yol açabilir.
İlk adımın doğru atılması için bir avukata danışmak en kritik aşamadır.
Tebligatlara yanlış veya geç cevap vermek, davayı daha başlamadan kaybetmenize neden olabilir.
Tebligat geldiğinde kendi başınıza işlem yapmadan hemen avukata başvurmanız gerekir.
Çünkü süreler çok kısadır ve her yanlış beyan hukuki sonucu doğrudan etkiler.